TBMM Adalet Komisyonu'nda 'Çerçeve yasa' görüşmeleri... 'Bu teklif, bir Türkiye mutabakatıdır'

AK Parti Grup Başkanvekili Gül, TBMM Adalet Komisyonunda görüşülen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne ilişkin sunum yaptı.

07 Ağu 2026 - 18:40 YAYINLANMA
TBMM Adalet Komisyonu'nda 'Çerçeve yasa' görüşmeleri... 'Bu teklif, bir Türkiye mutabakatıdır'

Kanun teklifinin, Türkiye'nin ve milletinin geleceğini prangalardan kurtaracağını, toplumsal huzuru ve milli birliği tahkim edeceğini belirten Gül, Terörsüz Türkiye'nin şehit ve gazilerin eseri olduğunu vurguladı.

Şehit ve gazilerin emanetlerini sonuna kadar muhafaza etmek için mücadele ettiklerini kaydeden Gül, şöyle devam etti:

"Ortak acılarımızı ortak bir umuda dönüştürürken, şehitlerimizin hatırasını her zaman baş tacı edecek, gazilerimizin kardeşlik iradesini milli bütünlüğümüzün sarsılmaz teminatı olarak koruyacağız. Terörsüz Türkiye ile 100 yıllık Cumhuriyet'imizin yarım asrına pranga vuran terörün ortadan kalktığı bir süreci inşa ediyoruz. On yıllardır ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını sömüren, kalkınma ufkumuzu daraltan terör vesayeti, bugün bütünüyle tasfiye edilme aşamasına gelmiştir. Terörsüz Türkiye bir pazarlık ve al-ver sürecinin neticesinde ortaya çıkmamış, tamamen toplumumuzun beklentisi ile başlatılmıştır. Silahların sustuğu bir sürecin akabinde bölgemizde de huzurun teminatı Türkiye olacaktır."

Abdulhamit Gül, teklifin büyük bir siyasi mutabakatla imzalandığına işaret ederek, tarihin, cesur adımlarla ve sarsılmaz bir iradeyle yazılacağını kaydetti. Bugün ulaşılan tarihi aşamanın, 26 Ağustos 2024'te Ahlat'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vurguladığı iç cepheyi tahkim ile başladığını dile getiren Gül, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin de 22 Ekim 2024'te tarihi bir çağrı yaptığını hatırlattı. Gül, "Sayın Bahçeli'nin, kucaklayıcı bir irfanı temsil ettiğini gösteren bu cesur ve net duruşu, tarihimizin önemli dönüm noktalarından biri olmuştur." dedi.

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE BİR MİLLET MUTABAKATIDIR"

Yaşanan süreçte TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'u ön açan bir rol üstlendiğini vurgulayan Gül, siyasi parti gruplarına da desteklerinden dolayı teşekkür etti.

"Terörsüz Türkiye bir millet mutabakatıdır, Türkiye'ye özgüdür ve millidir, bir Türkiye modelidir." diyen Gül, siyaset kurumunun, tarihte ilk kez bu kadar güçlü bir inisiyatif alarak, çözüm adresinin meşru zemini olarak TBMM'yi gösterdiğini belirtti.

Teklifin, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporunun sonuçları arasında yer aldığını dile getiren Gül, "Teklifimiz, sadece bir grubun, Cumhur İttifakı'nın değil, doğrudan doğruya milletimizin teklifidir. Bu teklif, devlet aklıyla millet vicdanını buluşturan bir ortak akıl ürünüdür, bir Türkiye mutabakatıdır." dedi.

Abdulhamit Gül, Türkiye'nin de bulunduğu bölgenin sınırlarının yapay ittifaklarla yeniden çizilmek istendiğinin altını çizdi.

Terör nedeniyle yaklaşık 2,3 trilyon dolar değerinde doğrudan ve dolaylı maddi kayıp yaşandığını anlatan Gül, Terörsüz Türkiye sürecinin, hukuk, demokrasi ve toplumsal huzur açısından da yeni fırsatlar doğuracağına dikkati çekti.

"TÜRKİYE'NİN MAKUS GİDİŞATINA 'DUR' DEDİK"

Türkiye'nin bugüne kadar demokrasiye ve milli birliğe kasteden çok sayıda acı yaşadığını, badireler atlattığını anlatan Gül, parti olarak benzer acıların yaşanmaması için mücadele ettiklerini belirtti.

Abdulhamit Gül, şunları kaydetti:

"Kürt kardeşlerimize yönelik ret ve inkar politikalarını ret ederek, Türkiye'nin bu konuda makus gidişatına 'dur' dedik. Ülkemizin her ferdinin huzur içinde yaşayacağı bir Türkiye için sorumluluk aldık. Bundan sonra da aynı kararlılıkla sorumluluk almaya devam edeceğiz. Bizim söylediklerimizin en büyük teminatı icraatlarımızdır. İktidara geldiğimizde ilk icraat olarak OHAL uygulamalarını sonlandırdık. Vesayet odaklarının bilinmeyen dil olarak tanımladığı Kürtçeye yönelik yasal engelleri kaldırdık. TRT Kürdi bizim iktidarımız döneminde yayın hayatına başladı. Kürtçe isimler üzerindeki yasakları kaldırdık, yerleşim birimlerinin isimlerinin iade edilmesini sağladık. Kürtçe dil ve kültür merkezleri açılarak üniversitelerimizin bünyesinde Kürtçe'nin, Zazaca'nın daha güçlü bir şekilde öğrenilmesinin imkanlarını temin ettik."

Herkesin eşit ve birinci sınıf vatandaş olduğu bir Türkiye inşa ettiklerini belirten Gül, "Kürt'ün onurunu ve Türk'ün gururunu" eş zamanlı gözeten, koruyan ve yücelten bir süreç yürütüldüğünü vurguladı.

AK Parti Grup Başkanvekili Gül, teklifteki düzenlemelere ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Düzenlemenin amacı, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakip, bu örgütün faaliyeti kapsamında veya lehine işlenen suçlar nedeniyle yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarla verilen mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesine ilişkin işlemlerin belirlenmesidir. Düzenlemelerin uygulama imkanı bularak hukuki kıymet ve sonuç doğurması, örgüt varlığının sona erdiğine ilişkin güvenlik kurumlarının tespitine ve Milli Güvenlik Kurulu'nun kararına bağlıdır. Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte erteleme kararlarının resen ve derhal verilmesi söz konusu değildir. Kritik eşik, silahlar tamamen teslim edilecek, PKK/KCK tasfiye edilecek, bunlar tespit ve teyit edilecek, MGK kararı Resmi Gazete'de yayımlanacak ve kanun uygulanma imkanı bulacak."

"MUTLU OLUN, ARTIK SİLAHLAR SUSSUN"

Örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçunun, 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar ya da bu tarihten önce verilen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarının kapsam dışında tutulduğunu aktaran Gül, örgüt mensuplarının şahsi suçlarının da düzenleme dışında tutulduğunu bildirdi.

Abdulhamit Gül, üst sınırı 15 yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların 5 yıl süreyle, üst sınırı 15 yıl yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların ise 10 yıl süreyle erteleneceğini anlattı.

Teklifle, takip ve izleme konusunda da adımlar atılacağını, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında kurul oluşturulacağını belirtti.

TBMM'de İzleme Komisyonu kurulacağını, teklifte milletten başka, Meclis'ten başka hiçbir gözün bulunmadığının altını çizen Gül, "Gelin, bu tarihi dönemde, günlük siyasi polemikleri, dar siyasi çıkarları ve hesapları bir kenara bırakalım. Silah bırakmak isteyenlere 'aman bırakmayın' diyerek rahatsız olmayın. Mutlu olun, artık silahlar sussun." diye konuştu.

"TAHAKKÜM ZİNCİRLERİ KOPUYOR, BUNDAN KORKUYORLAR"

Teklifin ilk imza sahiplerinden MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız da terörün insanların hayatına, kaynakların heba olmasına neden olduğunu vurguladı. Yıldız, "50 yıllık terör belasının ülkemizin ve insanımızın üzerindeki etkilerini yakından biliyoruz. Terörü tarihin karanlık çöplüğüne göndermek üzereyiz. Buna sevinin." dedi.

Türkiye'nin terörün sistematik biçimde kullanıldığı süreci yaşadığına işaret eden Yıldız, Terörsüz Türkiye'nin, devletin bekası, iç cephenin güçlenmesi, hukukun üstünlüğü, demokratik katılım, toplumsal dayanışma ve ekonomik kalkınmayı kapsadığını aktardı.

"Terörsüz Türkiye kapsamlı bir devlet politikasıdır." diyen Yıldız, şöyle konuştu:

"Türk milletinin bütünlüğünü hedef alan her türlü söylemin MHP tarafından reddedildiği 57 yıldır bilinmektedir. Türkiye'nin kuruluşunda tarihsel ve yapısal bir sorun yoktur. Hiç kimsenin ya da bir grubun tarihimize iftira etmeye de hakkı yoktur. Ortada bir terör sorunu vardır, herkes tarafından kabul edilmektedir. Terör neye dayanırsa dayansın, hangi değerli söylemi kullanırsan kullansın tek başına sorundur."

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, DEM Partililerle tokalaşmasının siyasi hayatta yeni bir kapı araladığını aktaran Yıldız, Bahçeli'nin 22 Ekim 2024'te tüm ezberleri bozan tarihi bir çağrı yaptığını dile getirdi. Yıldız, Bahçeli'nin çağrısının tarihi bir milat olduğunu kaydetti.

Kardeşliği hedef alan terör tehdidinin ortadan kaldırılması ve toplumsal huzuru güçlendirmek için TBMM'de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun kurulduğunu hatırlatan Yıldız, komisyonun uzlaşı kültürünü yansıttığını söyledi.

Feti Yıldız, şunları kaydetti:

"Müstakil, geçici kanun bir plan dahilinde ilerleyecek ve Türkiye hukuk devleti olma yolunda daha da güçlenecektir. Dürüst ve samimi adımlar, dış dayatmalara kapalı öneriler, kardeşliğe dönük tasarruflar tarafımızdan her zaman desteklenecektir. Terör dün Osmanlı Türk İmparatorluğu'nu, bugün de Türkiye Cumhuriyeti'ni parçalamak amacıyla gündeme getirilmiş sipariş projedir. Kürt kardeşlerimiz Türk milli dokusunun asıl ve temel unsurlarıdır. Türkiye Cumhuriyeti hepimizin devletidir. Terörsüz Türkiye'nin yanındayız. Tarihe, ecdada, şehitlere sahip çıkmak, ortak geleceği kucaklamak, Türkiye'nin onurunu muhafaza etmektir. Terörsüz Türkiye'nin sonuna kadar arkasındayız. Siyasi, ahlaki, vicdani hiçbir ölçü tanımayan, ilkesi iradesi olmayan, yalan, riya ve istismardan başka sermayesi kalmayanların ne söylediğine bakmayız. İstiyorlar ki birbirimize küselim, birbirimizden kopalım. Bekliyorlar ki evlatlarımızın bayrağa sarılı tabutlarını omuzlarımızda taşıyalım. Tahakküm zincirleri kopuyor, bundan korkuyorlar."

Yıldız, konuşması sırasında kendisine laf atan İYİ Parti milletvekillerine "Saygılı olun. Dinleyeceksiniz, acitasyonlara ben pabuç bırakmam." karşılığını verdi.

"BARIŞI KALICI HALE GETİRELİM"

Teklifin ilk imza sahiplerinden DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, tarihe tanıklık edildiğini söyledi.

Sadece bir teklifin değil, ortak geleceğin, kurulacak barışın konuşulduğunu ifade eden Koçyiğit, tarihi bir eşikte bulunulduğunu dile getirdi.

Süreç için herkesten destek istediklerini belirten Koçyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü:

"DEM Parti olarak ilk defa Meclis'te ilk imzacı ve teklifin sahibi olarak konuşuyoruz. Attığımız imzalar sadece birer tükenmezin mürekkebinin kağıda akması değil, aslında bizi yan yana tutan ortak geleceğimizin mührüne atılmış önemli bir başlangıçtır. Hep birlikte tarihsel bir iş yaptığımızın bilinciyle hareket etme zamanıdır. Gelin, ülkenin ve Orta Doğu'nun kaderini halklar olarak bizler belirleyelim, sistemi demokratik dönüşüme zorlayan yeni demokrasi mücadelesinin kapısını hep beraber aralayalım. Barışı kalıcı hale getirelim. Siyaset kurumunun, Meclis'in, iktidarın, muhalefetin bu sürecin paydaşı olduğunu ifade etmek gerekiyor."

Koçyiğit, sorunların köklü çözümünün başlangıç noktası şeklinde gördükleri teklifin, bundan sonraki demokratik adımlara öncülük edeceğini belirtti.

TBMM Adalet Komisyonunda kanun teklifi üzerindeki görüşmeler devam ediyor.

Kaynak :
milliyet.com.tr

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: