Son dakika... Terörsüz Türkiye süreci! AK Parti' Güler: Teklif yaklaşık 360 milletvekilinin imzasıyla TBMM'ye sunuldu
HABER MERKEZİ- Teklifin yaklaşık 360 milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunulduğunu belirten Güler, İçtüzük kapsamında ilerleyen süreçte bazı milletvekillerinin de teknik olarak imza desteği verebileceğini ifade etti.
"CUMHURBAŞKANIMIZA VE DESTEK VEREN SİYASİ PARTİLERE TEŞEKKÜR EDİYORUZ"
AK Parti TBMM Grup Başkanı Abdullah Güler'in açıklamaları şöyle;
"Çok değerli basın mensupları, ismi itibarıyla Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifimiz toplamda 12 maddeden oluşuyor. Yürütme ve yürürlük maddeleriyle beraber. Biraz sonra kanunun içeriğine dair madde başlıkları hakkında da sizlere teknik olarak neler getirdiğine ilişkin açıklamalarımızı yapacağız. Ben bu sürece gelene kadar öncelikli olarak teşekkürlerimizi arz edeceğimiz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a, Sayın Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye ve biraz sonra imza sahipleri olarak DEM Parti Grubu'na, yine biraz sonra izahatını yapacağız Cumhuriyet Halk Partisi Grubu'na ve eş genel başkanlarına, genel başkanlarına teşekkür ediyoruz. Yine bu konuda imzalarını eksik etmeyen HÜDA PAR'a ve bağımsız milletvekillerimize, yine Yeni Yol Grubu'ndan bazı milletvekili arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz.
KOMİSYON CUMA GÜNÜ TOPLANACAK
Toplama baktığımızda yaklaşık 360'a yakın imzayla teklifimizi Meclis Başkanlığımıza arz ettik. Tabii bu teklife daha sonradan İçtüzük kapsamında teknik olarak desteklediklerini, imzaladıklarını ifade edecek milletvekillerimiz de olacaktır. Süreç açısından bu şekilde devam edecek. Tabii komisyonumuz, Adalet Komisyonu Başkanımızın kendi planlaması çerçevesinde, İçtüzük kapsamında 48 saat sonra, yani cuma günü öğleden sonra saat 14.30-15.00 gibi inşallah komisyon toplantısı için gerekli davetlerini yapacaktır.
"SÜREÇ BİR YIL ÖNCE KURULAN KOMİSYONLA BAŞLADI"
Değerli basın mensupları, şimdi bu sürece kadar biz nasıl geldik? Bu konuda biraz sizleri teknik olarak aydınlatmak istiyorum. 5 Ağustos 2025 tarihinde malumunuz Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde, Meclis Başkanlığımızın başkanlığında Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kuruluşundan itibaren ilk toplantısını bundan tam bir yıl önce, 5 Ağustos 2025 tarihinde yapmıştı. Devamında da yaklaşık 18 toplantı icra etti. Gerek başkan olarak, gerek şahıs olarak, gerek dernek başkanı, sendika başkanı, baro başkanı olarak, korucu ailelerimizin mensupları olarak, şehit ve gazi derneklerimizin başkanları olarak, yine ailelerimizin temsilcileri olarak, Diyarbakır Annelerinin temsilcileri olarak, Barış Annelerinin temsilcileri olarak birçok değerli hocamızı, ceza hukukçularımızı ve bu tür süreçleri akademik olarak yakından çalışmış hocalarımızı dinledik. Toplam 137 kişi. Hakikaten çok kıymetli, çok değerli fikirler orada konuşuldu ve dile getirildi.
"KOMİSYON RAPORU ŞUBAT AYINDA TAMAMLANDI"
Yine İçişleri Bakanlığımız, Milli Savunma Bakanlığımız, MİT Başkanlığımız, Dışişleri Bakanlığımız ve Adalet Bakanlığımız değişik dönemlerde komisyona gelerek mevcut durumları, gelişmeleri ve sürecin ilerleyişini komisyonumuza bildirdi. Peki komisyonumuz nihayetinde şubat ayına gelindiğinde çalışmalarını tamamladı. Raporları bir bütün hâline getirerek oraya temsilci veren gruplarımızın ve yine grubu olmayan siyasi partilerin temsilcileriyle beraber uzun istişareler ve müzakereler sonucunda bir rapor ortaya çıktı."
"EN KRİTİK EŞİK ÖRGÜTÜN SİLAH BIRAKMASININ DEVLET TARAFINDAN TEYİT EDİLMESİ"
Raporumuzu sizinle paylaşmak istiyorum. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu, 18 Şubat 2026 tarihi itibarıyla yayımlandı. Ortak mutabakatla hazırlandı. İki milletvekilimizin tabii farklı düşünceleri vardı ama büyük bir ekseriyet ve büyük bir çoğunlukla bu rapor yayımlandı. Bütün kamuoyuyla paylaşıldı ve internet sitesinde yer alıyor. Burada raporumuzun 6. başlığında, değerli basın mensupları, sürece ilişkin yasal düzenleme önerileriyle beraber bir başlık var. Buradan birkaç konu başlığını sizlerle paylaşmak istiyorum. Komisyonun bir diğer önemli görevi, örgütün silah bırakma süreciyle birlikte ortaya çıkacak durumu yönetecek yasal çerçeveyi belirlemektir. Milli dayanışma ve kardeşliğimizi pekiştirecek adımların atılmasının geniş katılımlı, temsil gücü yüksek, açık ve şeffaf bir istişare süreciyle temin edilmesi amaçlanmaktadır. Rapor devam ediyor değerli arkadaşlar. Özellikle 6.1 başlığı kritik bir eşik olarak örgütün silah bırakmasını ele alıyor. Raporda aynen deniliyor ki, süreçte en kritik eşik, PKK/KCK terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bırakmasının ve kendisini tasfiye ettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesidir. Raporumuzun önemli başlıklarından biri de budur. Yine raporda, tespit ve teyit sürecinin sağlıklı bir şekilde tamamlanmasının yalnızca silahlı örgüt tehdidinin sona erdiğinin ilanıyla sınırlı kalmayacağı, aynı zamanda oluşan yeni durumun gerektirdiği hukuk ve politika çerçevesinin hayata geçirilmesi için bir başlangıç noktası olacağı ifade edilmektedir. Burada 6. maddenin 1. fıkrasında, örgütün tüm unsurlarıyla feshi, silahların teslimi ve bırakılması sürecinde ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması konusunda da bütün partiler arasında genel bir anlayış ve mutabakatın varlığı rapora yansımaktadır. Peki 6.2 fıkrasında toplumsal bütünleşmeyi güçlendirecek yasal düzenlemelerin içeriği nasıl olacak? Raporda aynen şu ifadeye yer veriliyor. Toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesini temin etmek üzere, silah bırakmayla birlikte süreci ve sonrasını yönetecek, amaca özgülenmiş, müstakil ve geçici mahiyette bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır. Tabii burada hazırlanacak kanunun, silahı ve şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılmasını, silah ve şiddete kalıcı olarak son verilmesini ve meselenin bütünüyle hukuki ve siyasi zemine çekilmesini hedeflediği de raporumuzda ifade edilmektedir. Yine raporda, bu doğrultuda gelişen olayların örgüt mensuplarının yalnızca silah bırakma sonrasındaki hukuki durumlarını tespit ve tayin etmeye yönelik olmaması gerektiği belirtilmektedir. Kanunun aynı zamanda ilgili kişilerin adil, güvenli ve sağlıklı şekilde toplumla bütünleşmesi ve topluma kazandırılması noktasında da bir hedef ortaya koyması gerektiği ifade edilmektedir. Tabii burada yine raporun 6.3 maddesinde, yapılacak yasal düzenlemelerin toplumda asla bir cezasızlık ya da af algısı oluşturmaması gerektiği de açıkça ifade edilmektedir. Değerli basın mensupları. Yine 6. maddenin 5. fıkrasında rapor, kanunla örgüt mensuplarının tabi olduğu sürecin izlenmesini ve raporlanmasını temin edecek, yürütme içerisinde bir mekanizmanın oluşturulmasını önermektedir. Kanunumuzda da bu husus biraz sonra ayrıntılarıyla anlatacağımız şekilde karşılık bulmuştur. Bu hedef doğrultusunda bir çalışma ortaya konulmuştur. Yine kanunda yürütmeye verilecek çerçevesi belirlenmiş yetki kapsamında kamu kurum ve kuruluşları arasında eş güdüm sağlanması ve bu suretle sürecin etkin bir şekilde yürütülmesi de raporumuzda hedeflenmekteydi. Kanunumuzda da bu konuda arkadaşlarımızla mutabakata varılarak metin hazırlanmıştır. Sonuç olarak raporumuzun 6.6 maddesinde de, yürütülen süreçte görev alanların, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantılarına iştirak edip görüş, öneri ve değerlendirmelerde bulunanların, komisyon çalışmalarında yer alanların ve görevlilerin faaliyetlerinin yasal güvenceye kavuşturulması önerilerek raporda yer almıştır. Değerli basın mensupları. 18 Şubat tarihinde yayımlanan ve kamuoyuyla paylaşılan bu raporumuzda yer alan başlıkların tamamına yönelik uzun zamandır özel bir çalışma yürütüldü. Kurumlardan görüşler alındı. Milliyetçi Hareket Partisi ile yakın çalışma içerisindeydik. Yine DEM Parti yetkilileriyle yakın diyalog halindeydik. Bu rapor doğrultusunda nasıl bir kanun metni ortaya konulabilir diye uzman arkadaşlarımızdan görüşler aldık. En son geçen hafta itibarıyla kanun teklifi belli bir olgunluğa erişmişti ve siyasi parti gruplarıyla görüşmelere başladık. Pazartesi itibarıyla şu anda Mecliste grubu bulunan Yeni Yol Partisi, Yeniden Refah Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, grubu olmayan HÜDA PAR ve diğer siyasi partilerle, raporun bu beklentisini karşılayacak şekilde belli konu başlıklarında nelerin olabileceğine dair istişareler yaptık. Dün itibarıyla ve pazartesi günü Abdülhamit Gül Bey ile Adalet Komisyonu Başkanımız da parti gruplarını ziyaret ederek rapordaki başlıklara yönelik nasıl bir kanun teklifi hazırlandığını ifade ettiler. Sonuç itibarıyla siyasi parti temsilcileri de kanun teklifine destek vereceklerini ve imza atacaklarını beyan ettiler. Bugün de huzurunuzda sizlere bunu açıklamış olalım. Peki değerli basın mensupları. Kanunumuzun ayrıntılarına biraz girelim.